Assos Balıkçısı; Ege’nin derinliklerinden ahtapotun, kalamarın, karagözün, çipuranın, barbunun Bursa’ya geliş hikâyesidir…
Türk mutfağına, Levrek Simiti’nden Deniz Mahsüllü Pazı Sarma’ya yeni menüler kazandıran bir lezzet yolculuğunun adresidir…
Assos, her mevsim taze balıklara eşsiz mezelerin eşlik ettiği; dillerde muhabbetin yüzlerde tebessümün gittikçe çoğaldığını bildiğin, o tanıdık yerdir…
20 yılı aşkın deneyimimizi doyumsuz mezelerimizi, her mevsim taze balık ve deniz ürünleri lezzetlerimizi, güler yüzlü hizmetimizi, biriktirdiğimiz dostlarımız ve misafirlerimizle Assos’da yeniden birlikte yaşıyoruz…
Kısaca ‘Denizde ne varsa Assos’da lezzeti var’ diyoruz…
Ancak bir farkımız var; sadece bildiğiniz lezzetleri değil yeni tatlar arayan herkesi memnun ediyoruz…
Mutlu muyuz?
Evet! Hem de çook…
Şef / Assos Balıkçısı İşletmecisi
Assos Balıkçısı; Ege’nin derinliklerinden ahtapotun, kalamarın, karagözün, çipuranın, barbunun Bursa’ya geliş hikâyesidir…
Uzun yıllar turizm rehberliği deneyimimde beni en çok etkileyen şey Yunan Adaları’nın balık yemekleri konusunda mükemmel lezzetleriydi.
Midilli Adası’nda kalamar, ahtapot mutfağın en güzel yemekleriyken bizim balıkçılar yakaladıklarında denize geri atıyorlardı. Onlar için değersiz, para etmeyen ürünlerdi!
2003 yılında Bursa FSM Bulvarı’nda ilk balık restaurantımız Assos Balıkçısı’nı açtığımızda, ilk mutfak tecrübemde önceliğim kalamar ve ahtapotu menümüze katmak oldu. Ve iki yıllık bir uğraştan sonra müşterilerimiz bu lezzetlere alıştı ve vazgeçemez oldu.
İşte bizi özel kılan, yeni tatlarla damakları buluşturan lezzet yolculuğumuz da böyle başladı…
İsminin Assos olmasının nedenine açıklık getirirsek, Bursa’ya yerleşmeden önce yaşadığım büyük deneyimlerin orada olmasından kaynaklanıyordu… Yani bir vefa…
İlk restaurantımızda maalesef bir sıkıntımız vardı; o da dönem itibariyle alkol ruhsatının olmamasıydı. Balık ve meze deyince ilk akla biz gelsek de maalesef misafirlerimiz kahve fincanında rakı ve şarap içmekten bıkmışlardı. J Bu nedenle Bulvar’da ancak dört yıl çalışabildik…
Sonra yolculuğumuz kıvrımlı bir şekilde limana inilen, gene antik bir kent olan Tirilye’de devam etti. Ben de orada yeni bir nefes aldım…
Deniz kokusunu sonuna kadar hissettiğiniz denizin içinde bir mekandı Taşmahal…
Ortaklarımın ilk başta bir çay bahçesi olarak düşündüğü ve sadece kahvaltı servisi yaptıkları mekânı dönüştürmekle, Bursa’ya da iyi bir balık restaurantı markası kazandırdığımızı düşünüyorum…
2010-2020 yılları arasında deniz ürünleri konusunda benim de ustalık dönemim burada geçti.
İşletmeye başladığımda ilk işim aynı dili konuştuğum, aynı lezzet anlayışına sahip ustalarla çalışmaktı ancak bulamadım. Ben de Cunda adasından iki aşçı arkadaşımızı Bursa’ya getirerek yeni lezzet yolculuğumuza başladım.
Menümüze neler mi kazandırdım?
Susamlı Levrek Simit
Karides Mantı
Ege Otlarının leziz sunumu
Pazı Sarma…
Üstelik bu ürünleri sadece Bursa’ya değil Türk mutfağına da kazandırdık.
Hatta Ankara’da düzenlenen bir 30 Ağustos resepsiyonunda yabancı büyükelçilere sunulan menünün içeriğinde de yer aldı Levrek Simit.
Mutlu muyduk? Elbette çoook…
Ama benim için büyük bir deneyim ve güzel anılarla dolu olan Taşmahal yolculuğu artık bitmek zorundaydı.
Şimdi bambaşka bir yolculuğa başladık…
Artık şehir balıkçısı olduk…
2020 yılında bu kez Podyumparkta Assos Balıkçıs’ını yeniden açtık.
Çünkü hâlâ Assos’a vefa borcumun bittiğini düşünmüyorum…
20 yılı aşkın deneyimimizi doyumsuz mezelerimizi, her mevsim taze balık ve deniz ürünleri lezzetlerimizi, güler yüzlü hizmetimizi, biriktirdiğimiz dostlarımız ve misafirlerimizle yeniden Assos’da birlikte yaşıyoruz…
Kısaca denizde ne varsa Assos’da lezzeti var diyoruz…
Ancak bir farkımız var; sadece bildiğiniz lezzetleri değil yeni tatlar arayan herkesi memnun ediyoruz…
Mutlu muyuz?
Evet! Hem de çook…
Ercan Şahin
Şef / Assos Balıkçısı İşletmecisi